Yüreğinizi Isıtacak Bir Mektup

Vicdan; ruhumuzun en değerli hususiyetidir, en ileri bilgi kaynağımızdır. O, birseye “evet” derse; onu ne akil  ne de duyu organlari yalanlayabilir…

Çok uzun zaman önce yaşlılara ve hayvanlara merhamet etmeyen insan, vicdanına kulak tıkamıştır diye bir söz duymuştum. Aşağıdaki mektubu okuyunca ben bile ne kadar uzun zamandır o sesi dinlemediğimi farkettim. (Çok vicdanlı olduğumu kastetmiyorum ama bu kadar kulak tıkamış olduğumun da farkına varabileceğimi düşünmemiştim.)

Bence herkes  kıyas yapmadan, mantık yürütmeden , hipotezler kurmadan okusun. Eminim vicdanımız bütün bunlara ihtiyaç duymadan bize hakikati söyleyecektir.

“CANIM OĞLUMA / KIZIMA

EGER BİR GÜN BEN ÖLMEZDE YAŞLI BİR HUYSUZ İHTİYAR OLURSAM

Benim yaşlandığımı düşündüğün gün
Sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış…

Yemek yerken üstümü kirletirsem ve üzerimi değiştirecek gücüm yoksa.

Lütfen sabırlı ol. Benim sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim zamanları hatırla…

Seninle konuşurken, sürekli aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam… sözümü kesme beni dinle.

Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kalıyordum.

Banyo yapmak istemediğimde;

Beni utandırma yada azarlama…

Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi
ve oyunlarımı hatırla…

Yeni teknolojiler karşındaki cahilliğimi görürsen…
Bana zaman tanı ve beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme…

Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam… lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı. Eğer hatırlayamazsam, sinirlenme çünkü asıl önemli olan benim konuşmam değil, senin yanında olabilmem ve senin beni dinliyor olmandır.

Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim…

İyi yemek yemeyi, iyi giyinmeyi, yaşamı göğüslemeyi…

Eğer birşey yemek istemezsem, baskı yapma bana. Ne zaman yemem yada yememem gerektiğini ben gayet iyi bilirim.

Ve yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elini ver…

Tıpkı, benim sana ilk adımlarını atarken verdiğim gibi.

Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi söylediğimde… ve ölmek istediğimi…
kızma… Birgün anlayacaksın, yaşımın; zevk alma değil artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış,

Bir gün şunu anlayacaksın:

Hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye çabaladım ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım.

Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın yada güçsüz hissetme kendini.

Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısın ve bana yardım etmelisin.

Yürümeme ve yolumu sevgi ile bitirmeme yardımcı ol….

Benim için yaptıklarını, bir gülümseme ve senin için her zaman taşıdığım çok derin bir sevgi ile geri ödeyebilirim ancak.

Seni çok seviyorum oğlum/kızım….
Ve hep seveceğim…”

(Alıntıdır.)

Advertisements
This entry was posted in Hayata Dair. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s